Bu Meclis’in görüp görebileceği en kaliteli insanı kaybettik…! - Evrensel KıbrısEvrensel Kıbrıs

1 Şubat 2026 - 08:54

Bu Meclis’in görüp görebileceği en kaliteli insanı kaybettik…!

Son Güncelleme :

09 Aralık 2021 - 18:22

427 views
Bu Meclis’in görüp görebileceği en kaliteli insanı kaybettik…!

Rana Sarro yazdı…

Dürüst, şeffaf bir siyasetçi istemiyoruz biz. Adil, adaletli ve merhametli bir siyasiyi katiyen desteklemiyoruz.

Yalan, dolan, vaat, maddiyat ve oy kaygısı olanlar, milletin yüzüne gülüp de cebini doldurmayı başaranları, tek düşüncesi makam, para, çıkar, menfaat olanları destekliyoruz. Onları seviyoruz.

İnsanları kandırmayı başaramayanlara değer vermiyoruz.

Üzüldüm bugün çok.

Haber sitemin ortaklarından editör arkadaşım Evrensel Kıbrıs’ta bir haber yayınlamış bana da özelden gönderdi. Halkın Partisi (HP) Milletvekili Tolga Atakan aday olmayacak…

İçim burkuldu. Yüreğim sızladı…

Ülkeme dair olan hayal kırıklıklarım kat kat arttı. Umutsuzluklar sardı yüreğimi.

Neden mi?

Sayın Erhan Arıklı’nın da dediği gibi “Bu Meclis’in gördüğü en kaliteli Milletvekillerinden biri olan Tolga Atakan vekilliğe aday olmuyor.”

Vekilliğe aday olmuyor demek siyasetten sessizce çekiliyor demektir.

Tabi bunun adını da böyle koymuyor çünkü partisi Halkın Partisi’ne gönül bağı var. Partisini yarı yolda bırakmak istemiyor. Partime hizmete devam edeceğim diyor.

Ama bıktı, bıktırıldı.

Çok yıprandı, çok yıpratıldı. Masumluğuyla, beyefendiliğiyle, dürüstlüğü, temizliği, kalitesiyle kurban seçildi ve yıpratıldı.

Sosyal medya hesabından bugün yaptığı açıklamada, 23 Ocak’ta yapılacak Milletvekilliği Genel Seçimlerinde Milletvekili adayı olmayacağını ifade etti.

Kimse sevinmesin… O firma sahibi büyük bir işadamı.

Bence üzülmeli bu ülkede evladının geleceğini, yarınlarını düşünen veya düşündüğünü zanneden herkes.

Çünkü Tolga Atakan 2018 yılında ülkeyi düzeltmek, temizlemek, arındırmak, temiz gelecek yaratmak hayalleriyle siyasi arenamıza atıldı ve bu kirli siyaset dünyasına ancak 3 yıl tahammül edebildi.

Tolga Atakan’ı daha üç gün önce telefonda arayıp hatırını sordum… Bu kararından bana hiç bahsetmedi. Kısa bir sohbet gerçekleştirdik.

Turizm Bakanlığı’nın ülke tanıtımı için yaptığı harcamaya geldi konu. Turizm bakanlığı yetkilileriyle yaptığım görüşmede, tanıtım için ayrılan kalemin başka bir yere aktarılamayacağı, yılsonuna gelindiği için o büyük miktarın her hâlükârda tanıtım amaçlı kullanılmasının şart olduğu yönünde bilgi aldığımı belirttim.

“Bu doğru değil” dedi ve ekledi…

Bakanlık görevine geldiğinde çok büyük bir meblağda (şuanda rakamı hatırlamıyorum) izaz ikram kalemi olduğunun kendisine belirtildiğini anlattı ve şöyle devam etti; ‘bu miktarı derhal karayollarına aktarıyorsunuz, ben kendi misafirimin çayını kahvesini cebimden öderim’ dedim. Ve izaz ikram bedeli olan o fahiş rakamı izaz ikram olarak kullanmayı reddettim ve karayollarımız için aktarılması talimatını verdim. Demek ki Turizm Bakanlığı da tanıtım kalemini ihtiyaç duyulan farklı alanlara aktarabilirdi” dedi.

Bugüne kadar hiçbir bakan “izaz ikram kalemini ben istemem, gelen konukların kahvelerini, çaylarını ben öderim” dedi mi?

Bir de geçmişte Tolga Atakan’dan duyduğum ve hiç unutmadığım bir sözünü  daha paylaşmak isterim…

Göreve geldiğinde karayollarını berbat bulmuştu. Ne düzgün yol vardı, ne de bariyer.

Üstelik de o dönemde Türkiye’den de alt yapılar için tek kuruş kaynak gelmezdi.

Bir bakan olarak birçok projeler hazırlamış fakat kaynak olmadığı için kımıldanamıyordu.

Hâlbuki geçmişte alt yapı için kaynaklar akardı ülkemize fakat o kaynakları değerlendirecek projeler yoktu.

Bu çaresizlikler içerisinde çırpınırken, kısa bir sohbet esnasında, şu sözünü hiç unutmam.

“Piyango biletinin bana çıkması medetini umuyorum” dedi. “Ne yapacaksınız piyango size çıkarsa?” dedim.

“Tümünü karayollarımıza harcayacağım…” dedi.

Hangi bakana piyango bileti çıkarsa bu parayı kendi hesabına atmak yerine karayollarına kullanmayı düşünür?

İşte sonuç, adamı piyango biletlerinden medet umacak duruma düşürdüler.

İşte sonuç, adamı siyasetten koşarak kaçacak kadar bıktırdılar.

Niye mi?

Yıllarca alt yapılar ve karayolları için paralar Türkiye’den akarken bakanlık koltuğunda sefa sürenler iyi; karayollarımızı düzeltebilmek için kaynaksız yani parasız çırpınan yeni bir bakanı günah keçisi ilan ettik.

Anayoldaki taşkın sırasında yaşanan felakette günah keçisi ilan etmedik mi?

Ülkemiz karayolları için gece gündüz çalışan; hatırlayın o dönem basından… Yapılan yolları makam koltuğundan değil yerinde inceleyip, karayolları yanında Bakanlığına bağlı diğer kurumlarda özellikle de Araç Kayıt Dairesi’nde önemli düzenlemeler ve icraatlar yapan çalışkan, disiplinli, dürüst ve şu izaz ikram konusunda olduğu gibi cebini değil ülkenin geleceğini düşünen bir bir insanı her fırsatta günah keçisi görmeye çalışmadık mı?

Günahı neydi? Çalmamak, çırpmamak, yalan konuşmamak, ülkenin geleceği için çırpınmak.

Demek ki neymiş, bu ülkede kendi egosunu, koltuğunu, cebini, kariyerini düşünmeyenleri yaşatmıyor muşuz.

Bir başka partinin genel başkanı Erhan Arıklı dahi Tolga Atakan için şu cümleyi kuruyorsa, varın siz düşünün…

“Bu Meclisin gördüğü en kaliteli Milletvekillerinden biri olan Tolga Atakan bu dönem Milletvekiline aday olmayacağını açıkladı. Gerçekten hem ülke hem de Partisi HP adına üzüldüm. Ben onun da Sayın Serdar Denktaş gibi siyasete şimdilik bir virgül koyduğunu düşünüyorum. Yolun açık olsun Kardeşim…”

Evet Tolga Atakan’ın yolu açık da, bizim yolumuzda belli ki sorun var…!!!

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.